Turkish (Turkiye)Deutsch (DE-CH-AT)English (United Kingdom)

Halk Ozanlari

 

Karpinar köyden Anadolu Aşiklari çikmiş:

 

Aşık HÜSEYiN ARSLAN

1340 Hicri miladî yıla göre 1924 yılında Karpınar köyünde Battal ve Elif çiftinin evlili- ğinde dünyaya gelir. Reşber bir ailenin çocuğu olması  nedeniyle gençliği babasının yanın da reşberlik yaparak geçen Hüseyin dört yıl süren askerlik görevini 1944 – 1948 yılları arsında Istanbul Hadımköy ve Sancak Tepe’de yapıp tamamladıktan sonra geri köyü Karpınar köyüne döner. Hüseyin Arslan müziğe olan hevesi henüz 10 – 12 yaşlarında iken başlar. Önce bir Alevî dedesi olan kendi dedesi Esim ağadan, sonra yanlarında zakirlik yapan, Yerlikuyu köyünden Zülfikar Gönen ve Merdan Ali Uçurum ile İğdeli köyünden Aşık İsmail’den (İsmail Güneş) etkilenir. Bir gün Ali İzzet Özkan yanında Aşık Süleyman ve yanlarında keman çalıp onlara eşlik eden Mehmet Ali adında birisi ile İğdeli köyüne Kara Sülen’in evine gelir. Bunu duyan çalıp söyleme meraklısı Hüseyin, hemen İğdel i köyüne gider. Orada Hüyük’lü (Emlek’ den) Ali İzzet Özkan’dan bağlama ( çöhür düzeni ) çalmasını öğrenir. Çalıp söylemekte kendine güvenen
Hüseyin Arslan 1952 yılında Ankara Radyosu na (TRT) gidip müracaatta bulu nur. TRT müzük yöneticilerinden ; Nida Tüfekci ve Muzafer Sarısözen Hüseyin'in bu güçlü sesini Türkiye'de dinlenmesine karar verirler. 1952 yılında ilk defa Karpınar'lı << Aşık Hüseyin Arslan> > adı ile müzik hayatına başlayıp ; << KIRATIN ÜSTÜNDE BİR UZUN YAYLA ve MİHRALİ BEY >> türküleri ile adını duyurur. TRT' de o yıllarda çeşitli defalar canlı olarak çalıp söyleyen Aşık Hüseyin Arslan, ilk plagını 1961 yılında yapar. Aşık Hüseyin Arslan bugüne kadar 46 Plak ve 7 kaset yaptı. 1948 yılında Karpınar köyünde Hüseyin kızı Elif ile evlilik yapan Aşık bu evliliğinden 6 çocuk babasıdır. Hüseyin Arslan yaşamını doğduğu köy Karpınarda sürdürmektedir

 

TURAN ÖZAYDIN ( A.Turani ) : 1938Kayseri ilinin Sarıoğlan ilçesine bağlı Karpınar köyünde 1938 yılında Abuseyf Özaydın’ ın Fatma ile evliliğinden dünyaya geld i. İlkokulu köyde bitirdikten sonra Ortaokul ve Astsubay okulunu Konya’da okudu. Yaşadığı bölğede yetişmiş aşıkların ve ozanların eserlerine büyük ilği duyan Turan Özaydın öğrenciliği esnasında zamanın tanınmış yazarlarından Halide Nusret Zorlutuna’nın oğlu Ergun Zorlutuna’dan ve tanınmış müzik öğretmenlerinden Eşref Yazgan’dan müzik ve nota dersleri aldı fakat bununlada yetinmeyip ; 1957 yılında Ankara’ da Halk Eğitim Merkezinde ve Türkiye Radyo Televizyon (TRT) sanatcılarından Ahmet Gazi Ayhan ve Bayram Aracı’ dan ( Bağlama ) saz dersi aldı. 1960 yılına kadar o günün tanınmış Türk Halk Müziği sanatcılarından Nezahat Bayram ve diğer bir çok sanatcının saz grubunda yer alıp onlarla çalıştı. 1968 yılında Ankara Esen Parkta Seher Uludağ ve yine Ankara Gençlik Parkında güçlü bağlamasıyla eşlik etti. Daha sonra Almanya’ ya işçi olarak gitti. Orada çalışan Türk işcileri için yayın yapan Köln Radyosunda Turhan Dikkaya’nın yönettiği Proğrama katılıp müzikli şöylesilerde bulundu. Daha sonra çeşitli Türk Der-Turan Özaydın – 1938 neklerinin organize ettiği sosyal etkinliklerde sazı ve sözüyle katıldı. Turan Özaydın bununla da yetinmeyip 1977 yılında Almanya’da “ ÖZAYDIN ” patentiyle kaset şirketi kurup, kendi müzik stüdyosunu açtı. Şirketin- de Belkıs Akkale’nin “ Dostlara Selam ” ı, Musa Eroğlu’nun “Yaralı Turnam” Atakan Çelik’ğin “Eyvah Oy” kasetlerinin prodöktörlüğünü yaptı. O tarihten bu yana çeşitli şehirlerde derneklerde düzenlenen saz kurslarında bağlama dersleri verdi. Mahali sanatcı olarak TRT de proğramlara katılan ve Aşık Turanî olarakda tanınan Turan Özaydın, aynı zamanda TRT nin Almanya’da fahri müzik prodöktörlüğünüde yapmaktadır. Turani'nin yazmış olduğu kendisine ait olan iki şiiri.
YETMEZMİ  ?
Karpınar’ın ardı çimenli yayla Anam aldın, yarim aldın götürdün Suçumuz neyse haydi söyle Eksiğin var üstünümü yetirdin Herdem can alırsın olurmu böyle ? Mezarı üstünde otlar bitirdin Felek senin ettiklerin yetmezmi ? Felek senin ettiklerin yetmezmi ?
Ne bir zenğin dedin, nede fukara Ahirette seni çeksinler dara Yoksa Turani’ ye geldimi sıra Felek senin ettiklerin yetmezmi  ?
GURBETÇİNİN ÖLÜMÜ
Kalktı Almanya’dan sökün eyledi Neşter vurup yarasına baktılar Yaralım varıyor karşılan bari Kollarına serun (m)ları taktılar Yuvasında ayrı üçte kuzudan Vatanına kadar ölmez dediler Meralım varıyor karşılan bari. Gurbetcim varıyor karşılan bari.
Saçı pençem – pençem gözler sürmeli Tabutunu incitmeden indirin Gelen cenazeyi gidip görmeli Köydeki dostlara haber bildirin Ağıtlar yakıpda fiğat etmeli Cenazeyi Ankara’ dan aldırın Gurbetcim varıyor karşılan bari. Yaralım varıyor karşılan bari.
Doktorlar hekimler kesti umudu Yavruları gelmiş ağlıyorlar Ağlayacak bir anası yokmuydu ? Dertli bülbül gibi söyleşiyorlar Almanya’da kara yazın bumuydu ? Tabutundan tutmuş paylaşıyorlar Anamız varıyor karşılan bari. Anamız varıyor karşılan bari.

 

Derleyen : Haydar Erdoğan - 2005
Turani Babanın 2007 Tarihinde Hacı Bektaşi Veli etkinliklerinde Hacı Bektaş Belediye Başkanı tarafından kendisine verilen ödül.

 

Kaynak: Haydar Erdoğan (Burunviran. com)