Turkish (Turkiye)Deutsch (DE-CH-AT)English (United Kingdom)

Medya Etik ve Hukuk

Bia Kitaplığı
Yazar: Ragıp Duran, Süleyman İrvan, Fikret İlkiz,
Derleyen: Sevda Alankuş,


İstanbul 2008
248 sayfa
Türkiye'deki yaygın medyanın içinde bulunduğu etik çöküntünün nedeni gazetecinin kendi kendine atfettiği (toplumu yukarıdan aşağı yönlendirme) siyasal/kültürel misyonu ile söz konusu misyonla eklemlenen sermaye yapısıyla ilişkili. O halde bütün o, zaman zaman tam sayfa verilen ilanlarla kamuya duyurulan etik olarak sorumlu gazete olmak iddialarına rağmen yapısal yerleşik bir sorun ile karşı karşıya görünüyoruz. Peki etik çöküntünün böyle yapısal yerleşik nedenlerinin var göründüğü bir yaygın medya ortamında çalışan gazetecilerden etik ve politik olarak sorumlu bir gazetecilik yapmalarını beklemek mümkün değil mi? Neyse ki mümkün. Neyse ki, haber değerinin ne olduğunu medya patronlarına göre tanımlayan editoryal süreçlere, ya da medya patronları karşısında belirli bir dereceye kadar mümkün editoryal özerkliğin hiç kalmamış gibi göründüğü yaygın medya kuruluşlarına rağmen, etik ve politik olarak sorumlu gazetecilik yapan gazeteciler/habercilerle de karşılaşıyoruz.

İlgili Dosyalar


Gazetecilik ve Habercilik

Bia Kitaplığı
Yazar: Tuğrul Eryılmaz, Ragıp Duran, Çiler Dursun, İncilay Cangöz, Esra D. Arsan, Özcan Yurdalan, Mehmet Sucu,
Derleyen: Sevda Alankuş,


İstanbul 2008
216 sayfa

"Gerçek” dediğimiz şey, her zaman bir temsil ya da aracıyla/dolayımla bize ulaşan bir şey. Ek olarak, her temsil edimi, her zaman bir yerden/taraftan gerçekleşiyor. Öyle ya, kameranızı gerilimin dorukta olduğu bir siyasal mitingde, güvenlik güçlerinin arasından katılımcılara çevirirseniz bu birincileri; tersine, katılımcılar arasından güvenlik güçlerine doğru çevirirseniz, bu defa da bu ikincileri “saldırgan” olarak temsil etmiş olursunuz. Başka ifadeyle, haber bir kurguya dayanıyor, bu kurgu da gazetecinin/habercinin çoğu zaman gayrı-iradi olarak konumlandığı ancak her zaman “siyasal” nitelik taşıyan, bir çerçeveleme içinde gerçekleşiyor. Yani, taraflanmadan bir gerçeklik kurmak (haber yapmak) mümkün değil. Dolayısıyla da haber, sadece tarafsızmış, nesnelmiş, dolayısıyla gerçeği anlatıyormuş gibi yapan, aslında ise bize kurgusal bir öykü anlatan bir şey.

İlgili Dosyalar